| ORMANI KORUYALIM |
 |
 |
Çeşme alanında bir telaştır gidiyordu. Mahallede oturanlar gece gözlerini bir an
bile kırpmamışlardı.
Dodo, "Gün doğana dek kim çıkardı bunca patırtıyı?" diye sordu.
Momo, "Aman başım!" diyerek inledi.
Tombiş Bakkal, "O çığlıklar, o müzik kulaklarımda hala güm güm ötüyor!" diye
yakındı. Tombul teyze söze karıştı."Demek sizler de uyuyamadınız? Gerçekten de
toplumun huzurunu bozmak çok çirkin bir davranış! Bu gürültünün nereden
geldiğini kesinlikle bulup öğrenmek gerek!"
Tavşan Titu, bir öneride bulundu. "Kim gelecek benimle? Birkaç kişi olursak,
kısa zamanda sorumluları ele geçiririz..."
Gönüllüler küçük kümeler halinde ormana dağıldılar. Suçluların izini Ponpon'la
Tonton hemen buldu.
"Şşt! Şşt! Sakın gürültü yapmayın!" diye tembih ettiler.
Tombalak Tavşan, bilgiç bilgiç güldü.
"Tabi uyurlar! Böylesine bir gecenin ardından uyumayıp da ne yapacaklardı ki!
Doğrusu, canım onları uyandırmayı çok istiyor!"
Çabuk gelin, şu hale bakın! Ateş sönmemiş, çöpler de her yana saçılmış! Ne
pismiş bunlar!" diye Bonbon bağırdı.
Ponpon'la Tonton, hemen koşup olan biteni Büyükbabalarına anlatınca yaşlı adam
çok şaşırdı.
"Ateşi söndürmemek son derece tehlikeli!" diye öfkeyle söylendi. "Yangın
çıkabilir. Üstelik, çöpleri ortada bırakmak da olacak şey değil! Şişeler,
konserve kutuları, plastik torbalar kendiliğinden çürüyüp yok olmaz,doğaya
karışmazlar. Bu böyle sürerse güzelim ormanımız çöplüğe döner.Hemen eyleme
geçmeliyiz, çabuk! Her şeyden önce size uyarı levhaları hazırlamanızı ve her
yana çöp tenekeleri koymanızı öğütlerim."
Ormanda gezmeye çıkan konaklamacılar ortada yokken kamp yerinin çevresine, yaşlı
Büyükbabanın istediği gibi levhalar yerleştirildi.
Ponpon ortaya bir öneri attı, "Biz onlara örnek olursak yaptıkları hatayı
anlarlar. Haydi işe büyük temizlikten başlayalım. Dönüp geldiklerinde her yer
öylesine temiz olsun ki, yaptıklarından utansınlar."
Tonton çöp tenekesini iyice görünür bir yere koyarken, "Umarız utanırlar," dedi.
Ne yazık ki tüm yaptıklarına rağmen yine gürültülü bir gece geçirdiler. Ertesi
gün bizimkiler olay yerine geldiklerinde gördüklerinden büyük bir düş
kırıklığına uğradılar.
"Yoksa bunlar okuma bilmiyor mu?" diye bağrıştılar.
Dodo dayanamadı. "bu sersemlerin ormana hiç mi hiç saygıları yok! Madem öyle,
biz de elimizden geleni ardımıza koymayalım, onlara güzel bir ders verelim!"
peki ama, bizimkiler şu balkabağıyla ne yapıyorlar acaba?
"Hu!..Hu!...Hu!..."
"Neler oluyor? imdat!"
Ponpon, Tonton ve arkadaşları sahneye koydukları bu oyundan çok mutlu,
"nasılmış! İşte orman öcünü alıyor," diye fısıldaştılar.
Dodo çok eğleniyordu."Bu sözde canavarların sadece balkabağı olduğunu bir
bilseler!..."
Bu arada kampçılar korkudan çılgına dönmüşlerdi. "Kaçalım buradan! Bu orman
perili!" diye bağrışıyorlardı.
Sabahleyin kampçılardan iz bile kalmamıştı. Ormanda her şey eski düzenine girmiş
gibiydi.
Ama birden...
Bizimkiler telaşlanmışlardı. "Bu gürültü de ne? Ha gezmeye çıkanlarmış!...
Peşlerinden gidelim!" diye karar verdiler.
"Bakalım çabalarımız bu kez karşılığını alacak mı?..." küçük bir çocuğun çöp
tenekesine çöp attığını görünce hepsi birden,"Yaşasın!" diye bağrıştılar."
"Kazandık! Bundan sonra ormana saygı gösterilecek demektir."
Bir an ormanın tehlike de olduğunu düşünen Bay Baykuş o akşam, "Oh! Orman hiç bu
denli güzel olmamıştı", diye içinden geçirdi.
"Her neyse, artık rahat uyuyabilirim, herkes bizim kadar ormana saygı
gösteriyor..."
Yazan: Jacqueline Rainaud
Altın Kitaplar
Çevrecilik Ana Sayfa
|