ARAMA KUTUSU
BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR
Afet Eğitimi Hazırlık Günü
Ahilik Haftası
Ankaranın Başkent Oluşu
Anneler Günü
Atatürk Haftası
Atatürk'ün Ankaraya Gelişi
Avrupa Günü
Babalar Günü
Bilim Teknoloji Haftası
Birleşmiş Milletler Günü
Camiiler Haftası
Cumhuriyet Bayramı
Cüzzam Haftası
Çanakkale Zaferi
Deprem Haftası
Dünya AIDS Günü
Dünya Çevre Günü
Dünya Çiftçiler Günü
Dünya Çocuk Günü
Dünya Çocuk Kitapları H.
Dünya Çocuk Şiirleri Günü
Dünya Felsefe Günü
Dünya Gıda Günü
Dünya Kadınlar Günü
Dünya Kooperatıfçilik Günü
Dünya Madenciler Günü
Dünya Meteoroloji Günü
Dünya Su Günü
Dünya Tiyatro Günü
Dünya Veteriner Hekimleri G.
Ebeler Haftası
Enerji Tasarrufu Haftası
Gazeteciler Günü
Gaziler Günü
Gençlik ve Spor Bayramı
Hava Şehitleri Günü
Hayvanları Koruma Günü
Hemşireler Haftası
Irk Ayrımı ile Mücadele Günü
İlköğretim Haftası
İnsan Hakları Haftası
İstanbulun Fethi
Kanser Haftası
Kızılay Haftası
Kutlu Doğum Haftası
Kütüphane Haftası
M.E.B. Vakfı Kuruluş Günü
Mevlana Haftası
Milli Egemenlik Çocuk Bayramı
Müzeler Haftası
Nato Günü
Nevruz Bayramı
Okuma Bayramı
Orman Haftası
Öğretmenler Günü
Polis Haftası
Sağlık Haftası
Sakatlar Haftası
Sivil Savunma Günü
Tıp Bayramı
Trafik Haftası
Turizm Haftası
Türk Büyükleri Günü
Türk Dil Bayramı
Türk Standartları Haftası
Tutum Yatırım Haftası
Vakıflar Haftası
Veremle Savaş Haftası
Vergi Haftası
Yangından Korunma Haftası
Yaşlılar Haftası
Yeni Yıl
Yeşilay Haftası
Zafer Bayramı
ORMANI KORUYALIM

Çeşme alanında bir telaştır gidiyordu. Mahallede oturanlar gece gözlerini bir an bile kırpmamışlardı.

Dodo, "Gün doğana dek kim çıkardı bunca patırtıyı?" diye sordu.
Momo, "Aman başım!" diyerek inledi.
Tombiş Bakkal, "O çığlıklar, o müzik kulaklarımda hala güm güm ötüyor!" diye yakındı. Tombul teyze söze karıştı."Demek sizler de uyuyamadınız? Gerçekten de toplumun huzurunu bozmak çok çirkin bir davranış! Bu gürültünün nereden geldiğini kesinlikle bulup öğrenmek gerek!"

Tavşan Titu, bir öneride bulundu. "Kim gelecek benimle? Birkaç kişi olursak, kısa zamanda sorumluları ele geçiririz..."

Gönüllüler küçük kümeler halinde ormana dağıldılar. Suçluların izini Ponpon'la Tonton hemen buldu.

"Şşt! Şşt! Sakın gürültü yapmayın!" diye tembih ettiler.
Tombalak Tavşan, bilgiç bilgiç güldü.
"Tabi uyurlar! Böylesine bir gecenin ardından uyumayıp da ne yapacaklardı ki! Doğrusu, canım onları uyandırmayı çok istiyor!"

Çabuk gelin, şu hale bakın! Ateş sönmemiş, çöpler de her yana saçılmış! Ne pismiş bunlar!" diye Bonbon bağırdı.

Ponpon'la Tonton, hemen koşup olan biteni Büyükbabalarına anlatınca yaşlı adam çok şaşırdı.
"Ateşi söndürmemek son derece tehlikeli!" diye öfkeyle söylendi. "Yangın çıkabilir. Üstelik, çöpleri ortada bırakmak da olacak şey değil! Şişeler, konserve kutuları, plastik torbalar kendiliğinden çürüyüp yok olmaz,doğaya karışmazlar. Bu böyle sürerse güzelim ormanımız çöplüğe döner.Hemen eyleme geçmeliyiz, çabuk! Her şeyden önce size uyarı levhaları hazırlamanızı ve her yana çöp tenekeleri koymanızı öğütlerim."

Ormanda gezmeye çıkan konaklamacılar ortada yokken kamp yerinin çevresine, yaşlı Büyükbabanın istediği gibi levhalar yerleştirildi.

Ponpon ortaya bir öneri attı, "Biz onlara örnek olursak yaptıkları hatayı anlarlar. Haydi işe büyük temizlikten başlayalım. Dönüp geldiklerinde her yer öylesine temiz olsun ki, yaptıklarından utansınlar."

Tonton çöp tenekesini iyice görünür bir yere koyarken, "Umarız utanırlar," dedi.
Ne yazık ki tüm yaptıklarına rağmen yine gürültülü bir gece geçirdiler. Ertesi gün bizimkiler olay yerine geldiklerinde gördüklerinden büyük bir düş kırıklığına uğradılar.
"Yoksa bunlar okuma bilmiyor mu?" diye bağrıştılar.

Dodo dayanamadı. "bu sersemlerin ormana hiç mi hiç saygıları yok! Madem öyle, biz de elimizden geleni ardımıza koymayalım, onlara güzel bir ders verelim!" peki ama, bizimkiler şu balkabağıyla ne yapıyorlar acaba?
"Hu!..Hu!...Hu!..."
"Neler oluyor? imdat!"

Ponpon, Tonton ve arkadaşları sahneye koydukları bu oyundan çok mutlu, "nasılmış! İşte orman öcünü alıyor," diye fısıldaştılar.
Dodo çok eğleniyordu."Bu sözde canavarların sadece balkabağı olduğunu bir bilseler!..."
Bu arada kampçılar korkudan çılgına dönmüşlerdi. "Kaçalım buradan! Bu orman perili!" diye bağrışıyorlardı.

Sabahleyin kampçılardan iz bile kalmamıştı. Ormanda her şey eski düzenine girmiş gibiydi.
Ama birden...

Bizimkiler telaşlanmışlardı. "Bu gürültü de ne? Ha gezmeye çıkanlarmış!... Peşlerinden gidelim!" diye karar verdiler.

"Bakalım çabalarımız bu kez karşılığını alacak mı?..." küçük bir çocuğun çöp tenekesine çöp attığını görünce hepsi birden,"Yaşasın!" diye bağrıştılar."
"Kazandık! Bundan sonra ormana saygı gösterilecek demektir."

Bir an ormanın tehlike de olduğunu düşünen Bay Baykuş o akşam, "Oh! Orman hiç bu denli güzel olmamıştı", diye içinden geçirdi.

"Her neyse, artık rahat uyuyabilirim, herkes bizim kadar ormana saygı gösteriyor..."


Yazan: Jacqueline Rainaud
Altın Kitaplar

 

Çevrecilik Ana Sayfa
 

ÜYELİK
Kullanıcı Adı :

Şifre :



Üye Ol | Şifremi Unuttum

ÖĞRENCİ KURULU
Başarısızlık mı Hadi canım..
Çocuk ne Yaşıyorsa onu..
Çocuklara Özel Sözler
Toplantı İzin Dilekçe - Şubat
Toplantı Tutanağı - Şubat
Toplantı İzin Dilekçe - Nisan
Toplantı Tutanağı - Nisan
Öğretmenim
Öğretmenlere Öneriler
Öğretmenlik Mesleği Nedir?
Öğrenci Temsilciliği Dosyası
Öğrencilerden Beklenen..
Öğencilerin Olumsuz D.
Yaptırım Gerektiren Davran..
Copyright © 2003-2006 Memocal.com :: Eğitim Üzerine Her Şey..  :: Tüm Hakları Saklıdır