|
Salyangozları bilir misiniz? Onlar da tıpkı kaplumbağalar
gibi evlerini sırtlarında taşır. Bir zamanlar evini sırtında taşımaktan
haşlanmayan sevimli bir salyangoz yaşarmış. Üstelik evinin rengini de hiç
beğenmezmiş. Bizim sümüklü böcek kelebek ve uğur böceğini çok severmiş. Arada
bir onlarla dertleşir evini şikayet edermiş. “Ah keşke evimi sırtımda taşımak
zorunda olmasaydım. Hadi taşıyorum bari sizin elbiseleriniz gibi bol desenli ve
renkli olsaydı.”
Kelebek ve uğur böceği bir gün sümüklü böceğe “Sevimli
arkadaşımız hani evim renkli olsun diyorsun ya biz onun bir çaresini bulduk.
Ressam olan bir tırtır var. Seni ona götürürsek evini rengarenk boyar.”
Sümüklü böcek buna çok sevinmiş. “Ne duruyoruz. Hemen
gidelim.” Demiş. Böylece düşmüşler yola. Tırtılın kapısını çalmışlar. Gelen
misafirleri dinleyen tırtıl boyalarını ve fırçasını alıp çalışmaya başlamış.
Sonunda tırtıl sümüklünün evini çok güzel desenlerle bezemiş. Sümüklü böcek yeni
görüntüsünü beğenmiş beğenmesine ama yine de evinin sırtında olmasına çok
üzülüyormuş.
Dönüş yolunda üç arkadaş şiddetli bir yağmura yakalanmış.
Kelebek ve uğur böceği öyle ıslanmışlar ki sele kapılmaktan son anda
kurtulmuşlar. Oysa sümüklü böcek hemencecik evine girmiş. Yağmur dinip de
evinden dışarı çıkınca arkadaşlarının perişan halini görüp üzülmüş. Sonra da
kendi kendine şöyle düşünmüş. “İyi ki saklana ileceğim bir evim var. Rengi
olmasa da beni yağmurdan koruyor ya.” Sevimli sümüklü böcek bu olaydan sonra bir
daha evini sırtında taşımaktan şikayetçi olmamış.
Çocuk Masalları Ana Sayfa
|