| DÜNYA AIDS GÜNÜ - AIDS hakkında kısa bilgi |
 |
AIDS sözcük anlamı olarak edinsel (sonradan
kazanılmış-doğumsal olmayan) bağışıklık yetmezliği sendromu demek oluyor. Bu
hastalıkta vücudun bağışıklık sistemi tamamen çöküyor. Bağışıklık sistemi vücudu
başta enfeksiyonlar olmak üzere çeşitli hastalıklara karşı koruyan bir yapı
olduğu için, kişide yaşamı tehdit eden hastalıklar ortaya çıkmaya başlıyor.
Hastalık etkeni HIV virüsü. Enfeksiyon oluştuktan sonra kan tetkiklerinde bu
virüse karşı gelişmiş antikorlar aranıyor. Maalesef hastalığa yakalanmış bir
kişi hiç bir belirti olmasa da diğer kişilere bulaştırabiliyor.
Belirtiler olarak aşırı kilo kaybı, ciddi akciğer enfeksiyonları, değişik tip
kanserler, sinir sistemi hastalıkları sayılabilir. Bu belirtiler bazı kişilerde
iki yıl içinde ortaya çıkabilir, bu süre 10 yıla kadar uzayabilir.
HIV (+) kişi demek bu virüsün bir şekilde bulaşmış olduğu kişi anlamına geliyor.
Ancak bu kişinin gerçek AIDS tanısını alması kandaki CD4+ T hücre sayısının
(virüsün tutunduğu ve yok ettiği bağışıklık hücreleri) mm3 de 200'ün altına
düşmesiyle onaylanıyor. Yine kandaki HIV virüsü miktarı da arttıkça kişinin
AIDS'e doğru ilerlemesi çabuklaşıyor.
Tedavide amaç kişinin kanındaki virüs miktarını azaltmaktır. Birçok hastada
12–16 haftada kandaki seviye önemsiz oranlara kadar indirilebiliyor. Ancak
tedavinin gidişi kişilere göre çok farklılık gösteriyor.
Amerika'da son on yılda AIDS'e bağlı ölümlerde bir azalma izlenirken hasta
sayısında belirgin bir artış olmuş. Halen 20–30 yaşları arasında 100.000
civarında hasta izleniyor.
Tedavi konusunda çalışmalar devam ediyor. Son uygulama olan üçlü tedaviden
başarılı sonuçlar alınmış. ARV adı verilen bu yöntemde uygulama yine de çok zor
ve pahalı. Hastalar günde 15–20 tablet yutmak zorunda kalıyor. Aşı çalışmaları
şimdilik başarılı sonuçlar vermese de devam ediyor.
Güvenli cinsellik, partner sayısının sınırlı tutulması, kan nakillerinde dikkat
ve ortak yaşanılan ortamlarda vücut sıvıları veya kanla temasa etmemeye azami
özen gösterilmesi başlıca korunma faktörleri.
ÜLKEMİZDEKİ DURUM:
224 Sayılı Hıfzısıhha Kanununa göre AIDS bildirimi zorunlu bir hastalık ama
gizlilik içinde sır saklama ilkesi ihmal edilmeden, isimsiz bildirim yapılması
gerekiyor.
Türk Ceza Kanunu açısından AIDS bulaşıcı hastalıklar arasında
değerlendirilmediği için hastalara resmi işlem yapılması yükümlülüğü yok.
Sağlık Bakanlığının istatistiklerinde ülkemizde toplam 1429 kayıtlı hasta
belirlenmiş. 981 erkek, 448 kadın hasta. Türkiye'de hastalık 1985 yılından beri
gözleniyor. Metropol iller ile turistik illerde daha fazla hasta görülmekle
birlikte, hasta saptanan il sayısı da 67 lere ulaşmış. Hastaların %20si yabancı
uyruklu. Ancak inanılan o ki gizlenen olgular dâhil edilebilse rakamlar çok
fazla büyüyecek.
Bu konuda tek olumlu gelişme ameliyat için hastaneye yatan her hastaya HIV testi
de yapılması. Eğer sonuç (+) çıkarsa, kan hakem hastane olan Refik Saydam
Enstitüsüne gönderiliyor. Orada da sonuç onaylanırsa sonrası karışık.
Yine de ülkemiz gerçekten Batı ülkelerine oranla bu konuda emniyetli
sayılabilir. Yine de korku yüzünden gizlenen olguların olduğunu ve şimdilik
göreceli olarak az da olsa hasta sayısının giderek arttığı unutulmamalı. Ezcümle
aman tedbiri elden bırakmayınız.