BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR
Afet Eğitimi Hazırlık Günü
Ahilik Haftası
Ankaranın Başkent Oluşu
Anneler Günü
Atatürk Haftası
Atatürk'ün Ankaraya Gelişi
Avrupa Günü
Babalar Günü
Bilim Teknoloji Haftası
Birleşmiş Milletler Günü
Camiiler Haftası
Cumhuriyet Bayramı
Cüzzam Haftası
Çanakkale Zaferi
Deprem Haftası
Dünya AIDS Günü
Dünya Çevre Günü
Dünya Çiftçiler Günü
Dünya Çocuk Günü
Dünya Çocuk Kitapları H.
Dünya Çocuk Şiirleri Günü
Dünya Felsefe Günü
Dünya Gıda Günü
Dünya Kadınlar Günü
Dünya Kooperatıfçilik Günü
Dünya Madenciler Günü
Dünya Meteoroloji Günü
Dünya Su Günü
Dünya Tiyatro Günü
Dünya Veteriner Hekimleri G.
Ebeler Haftası
Enerji Tasarrufu Haftası
Gazeteciler Günü
Gaziler Günü
Gençlik ve Spor Bayramı
Hava Şehitleri Günü
Hayvanları Koruma Günü
Hemşireler Haftası
Irk Ayrımı ile Mücadele Günü
İlköğretim Haftası
İnsan Hakları Haftası
İstanbulun Fethi
Kanser Haftası
Kızılay Haftası
Kutlu Doğum Haftası
Kütüphane Haftası
M.E.B. Vakfı Kuruluş Günü
Mevlana Haftası
Milli Egemenlik Çocuk Bayramı
Müzeler Haftası
Nato Günü
Nevruz Bayramı
Okuma Bayramı
Orman Haftası
Öğretmenler Günü
Polis Haftası
Sağlık Haftası
Sakatlar Haftası
Sivil Savunma Günü
Tıp Bayramı
Trafik Haftası
Turizm Haftası
Türk Büyükleri Günü
Türk Dil Bayramı
Türk Standartları Haftası
Tutum Yatırım Haftası
Vakıflar Haftası
Veremle Savaş Haftası
Vergi Haftası
Yangından Korunma Haftası
Yaşlılar Haftası
Yeni Yıl
Yeşilay Haftası
Zafer Bayramı
TÜRK DİL BAYRAMI - BİR YAZI

DİL BAYRAMI, TÜRKÇENİN DRAMI

***
ATATÜRK'ÜN 26 Eylül 1932'de "1. Türk Dil Kurultayı"nı toplamasını her yıl "Dil Bayramı" olarak kutluyoruz. Bu sene de Türk Dil Kurumu (TDK), Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın katıldığı toplantılar düzenledi.

1930'ların ilk yarısında "tasfiyecilik" yani yabancı kökenli kelimeleri temizleyerek "arı Türkçe" yaratma politikası uygulanıyordu.

İsveç Veliahtı Gustaf Adolf'u 3 Kasım 1932'de Çankaya'da kabul eden Atatürk, bu ziyaretten "tükel üzgü bir kıvanç" duyduğunu anlatıyordu:
"Avrupa'nın iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak, baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar."

Konuşma İngilizceye çevrildiği için Gustaf anlamış, ama Türklerin anlaması mümkün müydü? İsmet Paşa defterine "Kimse kimseyi anlamıyor" diye yazıyordu.

***
ATATÜRK de Falih Rıfkı'ya "Dili bir çıkmaza sokmuşuzdur" diyor, kendisinin kurtaracağını, "dilde ve musikide inkılâp olmayacağını" söylüyordu. Devlet radyosunda Türk müziği üzerindeki yasak kalkıyordu. "Güneş Dil" teorisi uydurularak zaten bütün dillerin Türkçeden çıktığı, "tasfiyeciliğe" gerek olmadığı anlatılıyordu.

İngiliz Kralı Edward'ın ülkemizi ziyareti konusunda Atatürk, 1 Kasım 1936'da Meclis'i açış nutkunda şöyle konuşuyordu:
"Mesut hadiseler olarak, Majeste Sekizinci Edward'ın mütenekkiren ziyaretini ve Montrö Mukavelesi'nin derpiş ettiği vichile tatbika başlandığını zikretmeliyim. Bu ziyaretin milletimizin temayülâtına uygun olarak fiilen inkişaf etmekte olan samimi münasebetlerimizde hayırlı tesirine şüphe yoktur."

Bugün gençler maalesef Ata'nın bu iki konuşmasını da anlamazlar! Bizdeki dil faciasının resmidir bu!

***
FALİH Rıfkı, Atatürk'ü anlamak için en 'sahih' kaynaklardan biridir. Atatürk'ün aşırılıkları deneyerek doğruyu bulduğunu yazar. Atatürk'ün sağduyusu ve pragmatik zekâsı...

Kelime ırkçılığının bir kültür kıyımı olduğunu gören Atatürk, artık kelime ayıklayıp kelime uydurmayı bırakarak, doğru bir kararla, 'terimler' üzerinde çalışmaya başlamıştı.

Ama Atatürk'ü tarih içinde tecrübelerinin bütünlüğüyle değil, seçilmiş sözlerinden örülü bir 'dogmatizm' olarak anlayanlar, onun 1930'ların ilk yarısındaki konuşmalarına dayanarak "tasfiyeciliği" sürdürdüler; hem de TDK'yı 'kullanmak' suretiyle!

Ve Türkçe fakirleşti... Muallim Naci'nin 1891'de basılan "Lügat"inde 25 bin kelime, 1914 basımlı Ali Seyyid'in "Kamus - ı Osmani"sinde 30 bin kelime vardı. TDK ise, Türkçeyi on beş yıl sözlüksüz bıraktıktan sonra, 1945'te ancak "yaklaşık 20 bin kelimelik" bir sözlük yayımlayabildi!

***
Prof. GEOFREY Lewis İngilizce "Türk Dil Reformu, Felaketli bir Başarı" adlı akademik eserinde, bu "dil mühendisliği" yüzünden yeni Türk nesillerinin Halide Edip, Reşat Nuri gibi Türkçenin büyük ustalarının dilini bile kaybettiğini esefle anlatır. (Oxford University Press)
Türk tarihi uzmanı Prof. Christopher Neuman "Amaç Tanzimat, Araç Tarih" adlı kitabında, "bir bakıma ırkçı olan... bir dil politikasına kurban gitmiş Türkçenin makus talihi"ni hüzünle belirtir. (Tarih Vakfı yayını).

Bir Fransız rahatça Moliere'i, bir Azeri rahatça Fuzuli'yi okur. Bizim yeni nesillere Ömer Seyfettin 'ağır' geliyor!
Bu kültürsüzleşmedir.
Cumhurbaşkanı Sayın Sezer, "Büyük Taarruz"a "Büyük Saldırı" demeyi içine sindirebilir mi? Taarruz, tecavüz, hücum; hepsi "saldırı" olup çıktı.

Anadolu'yu bin yılda vatanlaştırdığımız gibi, bin yılda fethettiğimiz bütün kelime ve kavramlar bizim milli kültür hazinemizdir. Onlarla dil zenginliğimizi koruyarak, asıl çağın ortaya çıkardığı yeni kavramlara Türkçe karşılık üretmekle uğraşmalıyız.

Taha AKYOY-Milliyet Gazetesi Yazarı

 

KONUYLA İLGİLİ..
Türk Dil Bayramı
Bir Yazı
Güzel Sözler
Şiirler
 
Copyright © 2003-2006 Memocal.com :: Eğitim Üzerine Her Şey..  :: Tüm Hakları Saklıdır